13 Şubat 2015 Cuma

MASKELER

yolda yürürken gördüğümüz lise öğrencisini düşünün
eskiye göre profil değişti tabi artık ,
tam makyaj mini etek ...
diğer lise öğrencisine bakın şimdi 2 metre arkasında,
pantolonlu, saçlar bakımsız tepeden toplanmış.
Sonra iş yerinize bakın ...
çok sevdiğiniz iş arkadaşınız ,
sizinle her şeyini paylaşan dert ve dedikodu ortağınız.
Daha sonra arka masada oturan diğer mesai arkadaşınıza bakın,
hayatta en sevmediğiniz herhangi birisinin tıp demiş burnundan düşmüş olan hani :)
Otobüsteki kasketli amcaya da bakabilirsiniz .
Yaklaşırsanız hatta buram buram tütün kokusunu bile çekersiniz ciğerlerinize .
Ama ya otobüsteki o telefonu elinden düşürmeyen orta yaşlı
top sakallı abimize ne demeli ?
Yada geçtim hepsini ,size en yakın, en samimi, en sevgi dolu, en en en kadına;
annenize bakın.
Hangisi olduğu gibi?
Tamda beyninin içinde neyse yüzünde de o.
Anne dahil hiç birisi .
Hepimizin maskeleri vardır hayatta,
ve evet onlar biz DEĞİLİZ...

Bir insanın bir maskesi mi vardır peki ?
hiç sanmam ...
en dümdüzüm ben diyenin ,en az iki maskesi vardır.
genel kalıplar şöyle benim fikrimce;
kibar maske
aşık maske
asi maske
uysal maske
ortayolcu maske
nötr maske
anaç maske
nefret maskesi
düşünceli insan maskesi

bunlar sadece gün içinde mütemadiyen takındıklarımızın bazıları...
Benim derdim neden maske taktığımız,
ve cevabım yalnızlık korkusu.
Kibar olmanız gereken bir yerde içinizden geldiği gibi davranırsanız
hakkınızda ön yargı oluşabilir .
Aşıkken onun gerektirdiklerini yapmazsanız sevginizi nasıl kanıtlayacaksınız peki?
Ve asi olmanız gereken yerde olmayı beceremezseniz ne derler ?
Allah muhafaza light derler :)
Ve bazende asinin önde gidenisinizdir ama
yine toplum yine kabul yine yalnız kalmamak derken al sana dünya kara yollarında
bir aktör / aktrist daha .
bide sen solcusundur mesela ama , yine toplum falan filan feşmekan...

Sonuç itibari ile karşındaki insanı neresinden feth edebileceksen
onu belirleyip o maskeyi takmak adetten olmuştur .
insan dediğin varlık bunun için; pis, lekeli ve affedilemezdir özünde.

Peki ama yalnız kalmaktan neden bu kadar korkuyoruz?
Kimse korkmuyorum demesin şimdi burada,
eğer diyen de varsa o hiç yalnız kalmamış bir insandır.
İnsan yalnız kalmamak için adam öldürebilir.
Orospu olabilir.
Sırf ortama uyum sağlamak için dolandırıcılık yapabilir.
Gururunu kaldırıp çöpe atabilir çoğu zaman,
yalan söyler sıklıkla.
Hatta kendini öldürebilir bile...

Bu yazı nereye gidiyor hiç bilmiyorum
ama şunu diyebilirim.
Suçlar gibi yazdım,
kesinlikle değil...

Dönüp senin her gün iyi görünmek için neler yaptığına baktığın zaman,
var mı karşındakini suçlamaya yüreğin.
Bugün sırf kötü düşünceler türemesin hakkında diye, rezalet olduğunu
düşündüğün bir şeye "ne güzel ! " demedin mi?
Peki ait hissetmek için "ki ait hissedecek belli ki başka yeri kalmamış olan"
arkadaşından ilk hapı alıp -hiç harcı olmamasına rağmen- yutan
o çocuğu nerenle aşağı görüyorsun?

Yalnızlıktan korkmak doğamızda varsa,
bu suç değil ise ,
bunu için yapılanlar mı suç?

Ama konunun özüne dönecek olursak,
maskelerimiz aslında biz falan değildir,
ve insanı belki farkında olarak belki olmadan ;
iş yerinde çalışmaktan
sevgilin olacak insan ile ilgilenmekten
arkadaşına laf anlatmaya çalışmaktan
fatura ödemekten
daha daha daha çok yoran
onları takmaktır esasen ..

Tiyatrocuları düşünün bir rolü oynuyorlar,
farzı misal 2 saat sahnede kalıyorlar bambaşka biri olarak,
ve yoruluyorlar.


Alın size
neden hayatta keyif alamıyorum
off çok mutsuzum
hiç bir şey yapmadım yine de yoruldum
sabah bir türlü kalkamıyorum
ünlemlerinin özü .

Çünkü ne yaparsan yap kendin değilsin
hiç bir şey yapmasan rol yapıyorsun bu hayatta...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder