30 Aralık 2014 Salı

DRACULA

Merhabalar 

   Yorum yapmadan duramayacağım bir konu buldum .
   Not: baştan sona spoiler içerir.

   Mevzu bahis efsanenin doğduğu "Dracula Başlangıç" filminin ta kendisi.
Sinemada ki en sevdiğim temalardan biri işleniyor, vampir miti tabi ki :)
Hiç bir siyasi düşünceye, dahası tarihi gerçekliklere takılmadan izlediğiniz zaman, 
devamının geleceği de düşünülür ise güzel bir başlangıç filmi .
Şimdi bu fantastik arkadaşın senaryosuna gelecek olur isek ;

   İnsanları keyfi için kazığa geçiren zalim adam, kahraman (ki dönemimize bakıldığında bu kurgunun gerçeğe yakınlığı oldukça manidar) olarak karşımıza çıkıyor. Ama esasen yenen ve kafasını kazığa geçiren taraf olan Osmanlı yenilmiş gibi gösteriliyor ( bu arada kazık olayını abimiz Osmanlı'dan öğreniyor tabi ki). 

   Osmanlı fanatiği değilim, bilakis tiksinirim. En çok da bugün amerikanın yaptığı pek çok şeyi onlara öğrettikleri için . Lakin burada bir çelişki var. Fantastik bir film yapıyorsun fakat içinde tarihi gerçeklik kullanıyorsun ama bunu da çarpıtıyorsun. Eğer ki; bu senaryo hiç değiştirilmeseydi ama saldıran Osmanlı ordusu değilde X ordusu Y ordusu vs. olsaydı söylenebilecek hiç bir söz olacağını zannetmiyorum. Ama yönetmenin yada senaristin kafasının biraz karıştığını düşünüyorum şahsen. Filmin tarihsel mi, yoksa fantastik mi olması gerektiğine karar verememişler sanki. 

   Yalan yok, filmi izlerken sinirlendim. Ama bu ne Osmanlı fanatiği olduğum için , ne "kuyruk acıları var işte" diye düşünen şahıslardan olduğum  için . Benim sinirlendiğim nokta tarihin saptırılması . Bence bunun sit alanına inşaat yapmaktan farkı yok . Ve her ne kadar bu kafaya girmek istemesem de .. Zamanında Osmanlı'nın yaptığı tüm zalimliklerinin acısının ,tarih algısı düşük olan ve izleyici  kitlesinin çoğunluğunu oluşturan  insanların beyninde ,yeni Türkiye'yi de tarihiyle tanıtıp ,canavar algısı yaratmak için yeniden yapılandırılmış bir senaryo olması endişesini de taşıyor ,kafamın komplo teorisyeni olan tarafı.

   Tarih ve gerçeklik ile kurguyu kusursuzca birleştirebilmek kolay bir işte değildir ne yazık ki. 
benim fikrimce önüne gelen de bu işe soyunmamalıdır. mükemmel sürükleyicilik ve zeka ile harmanlanmış bir öykü tavsiye etmek gerekirse ki, tamamen film ile aynı konu olan Dracula mitini kurcalamaktadır; Bu Elizabeth Kostova'nın Tarihçi isimli kitabından başkası değildir. 
Ve bu senaryoyu oluşturan ekibe de biraz Dan Brown okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum.
Harmanlama konusunda çok şey öğreneceklerine olan inancım sonsuz. 

23 Ekim 2014 Perşembe

Biliyordum Vallaha Biliyordum


Merhabalar

   Bu sabah bir haber okudum güldüm. Halbuki çok sinirlenmem gerekiyordu. Devlet dediğimiz babacıklar yine verdikleri bir tarihe verdikleri bir sözü tutamayacaklarını açıklamışlar.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27439957.asp

   Tren kullanan bir insandım bir zamanlar. Ama hepimizde biliyoruz ki o Haydarpaşa Garını kendi menfaatleri için kullanmadan , manhattan projesini gerçekleştirmeden , Mustafa Kemalin kurduğu demir yollarını işlevsiz hale getirmeden rahatlamayacak babacıklarımız var.

   Sözüm ona ispanyol yüklenici firmanın maddi sorunları bla bla bla. İşte sinirimi bastıran kahkahamın başladığı nokta tamda burasıydı . Ama sıkıntı değil Topçu kışlası yaptırılmadı, gerçi hiçbirşey o yüzden başlamamıştı (bizim için en azından) . O nasıl yaptırılmadı ise buda yıktırılmaz olur biter.
   Daha komiği ar'dan namus'dan iman'dan bu kadar bahseden bir halk (sadece devlet değil bunu yapan evet ) olmamıza rağmen yalanlar dolanlar dolandırıcılıklar gırla gidiyor memlekette.
Hırsızlığıda anladım tamam abi çalıyorsunuz bu net artık saklamıyorlar adamlar zaten. Müridlerine bu paraları cihadımızda kullanacağız dediler mi tamam . Günahda olmuyor o zaman zaten.
   Peki dinine imanına bu kadar düşkün olan bir millet nasıl oluyorda bir kuaföre giriyor kadınlara tecavüz etmeye çalışıyor, yardım gelip başaramadığında başka bir yere gidiyorlar. Bu nasıl bir abazanlık , nasıl bir kızanlık . Kadınlara tecavüz ediliyor , yetmiyor doymuyor alıp eski bir fabrikaya götürüp dahada devam ediyor.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27437468.asp

   Abi hani sizdiniz Allah'ın adamı , sendin ya hatmeden mukaddes kitabı. Başın hırsız , başın yalancı , kıçın ahlaksız. Ama Orospu benim mesela. Çünkü; edepsiz gibi başımı açıp geziyorum sokaklarda , açtığım yetmezmiş gibi işime gücüme gidiyorum o açık başla, sonra işten çıkıyorum arkadaşlarımla falan dışarı çıkıyorum bide utanmadan  kız başıma , alkol falan alıyorum ( alkol günah tabiki hem şaçımı açıyor hem alkol alıyorum münafık'ım ben) sonra evime gidip yatıyorum , bu arada tren yolu kullanamıyorum tabi . Bütün bu günahları işledikten sonra kalkıp iki sevap işlesem iki adam doğrasam yada bi bakkalı soysam kendi çapımda yada hiç bişey yapamıyorsam bi komşumun dedikodusunu yapsam aslında cennet garanti . yok ama tembeliz biz.

   Biraz fazla politik oldu. Sevmem aslında insanı çirkinleştiriyor her türlü politika.
ama şunu da demeden yapamayacağım . 13 - 19 ekime ait google aramaları açıklanmış. Bu yukardaki tecavüz haberi ile ilişkili sayılır . Aratılanların arasında güzide ismler var. birkaç örnek vermek gerekir ise; Ayşenur balcı, Duygu çetinkaya, Beren saat, Nur yerlitaş caps...

   Alıntı yaparak bitirmek istiyor canım "Pardon" filmi bilmem kaçıncı sahne ...
Sieee sieee sieee