Merhabalar
Bugün daha dün okuduğum bir kitap hakkında yazmak istiyorum. 98'de yazılmış bir kitap olmasına rağmen, bazen orjinal paragrafları, bazende satır aralarını okuduğumuzda, şimdiki orta doğu sorununun başlangıçları hakkında güzel tespitler çıkartılabilecek bir kitap. 16 yıl önce yazılmış olmasına rağmen üstelik.
Tabi ki kitapta esasen açıklığa kavuşturulmak istenen bizim bugünkü sorunlarımız değil. Geleceğe dair kısmen ütopik ama tamamen imkansızda olmayan bir hayal mevzu bahis.
Kitap, yazarı olan Amin Maalouf'un toplumun bugün bulunduğu (o gün bulunduğu yani) halinden yola çıkarak oluşabilicek muhtemel geleceklere bakmış ve içlerinden birisine kalpten bir göz kırpmış.
Temelde yapılması gereken şeyin önce şahıs bazında ve zamanla toplum bazında birbirini bütün olarak kabul etme olduğunu ve bunun bütün dünyayı değiştirebileceğini söylüyor yazar bize. Bunu bu şekilde ifade etmesinde hatta bu konuyu en başta düşünmeye başlamasında bile şüpesizki kendi bölünmüş kimliğinin etkisi yadsınamaz. Ama temelde anlatılmak istenen de kimliklerin aslında bölünmemesi gerektiği.
Eğer ki ; insanlık ve toplumlar egolarından kurtulup, "karşısındakini" olduğu gibi kabul ederse , karşısındakinden de alabileceği şeyler olduğunu görecektir. Ve eğer "buradaki" kabul gördüğünü hisseder ise hırçınlığı dinecek ve karşıdakinin onu yok etmeye çalışan bir canavar olduğunu düşünmekten vazgeçecektir (hızla ilerlediğimiz Müslüman-Hırıstiyan çatışması engellenebilir mesela).
İşte tüm bu olguların bol bol milletler ve dinler bazında , örneklendirilerek anlatıldığı bu denemeden çok şey öğrenebileceğimizi düşünüyorum ki; çoğuda bildiğimizin bile farkına olmadığımız şeyler olacaktır. Yani evet, bir farkındalık artırma kitabı bu. Ve her ne kadar dünya için istenen gelecek , pesimistler açısından ütopik olsa da , diğerlerinin içinde "bir şeyler yapmak" isteği uyandıracak bir deneme olduğu kanısındayım.
Mesela ben , öncelikle belkide kimsenin okumayacağı bu blogda daha fazla insanın bu gelecek ihtimalinin farkına varması için , bu kitabın reklamını yapmakla başladım. Kim bilir belki bir yıl sonra kendimi yakın hissettiğim ikinci dilimi seçmiş ve öğrenmeye başlamış olurum.
au revoir a
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder