12 Ocak 2017 Perşembe
Ahval ve Şerait
Türkiye aaaaahh Türkiye
Pardon,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti .
Evet tam adı bu yaşadığımız ülkenin.
Sorun şu ki böyle kalamaması gibi bir tehlike var artık. Hemde ciddi bir tehlike.
Sokak röportajlarını izliyoruz hepimiz.
Spiker : Başkanlık sisteminin gelmesini istiyor musunuz?
Vatandaş(!) : İsterim.
Spiker: Peki bu sistemin detayları hakkında bilgi sahibi misiniz?
Vatandaş(!) : Hayır. ama isterim.
Nasıl?
Nasıl bir zihniyet fikir sahibi olmadan 80 milyonun en az 40 milyonunun geleceği ile gözü kapalı oynama hakkını kendinde bulabiliyor. Bir de bunların fikir sahibi olanları var.
Her şeyin gayet farkındalar , bunun sonunun hilafete gideceğinin de , zaten de bu yüzden EVET!
Çünkü neden olmasın?
Daha rahat yolsuzluk yapabilirler. Başkan olacak kişiye yakın olsan yeter.
istediğin kadına tecavüz edip ceza almaya da bilirsin hem sonra,
zira meclis'in içinde bile ( Daha bu gün) bir kadına saldırdılar.
Evet resmen saldırdılar , Kadın Milletvekili'nin boğazını sıktılar. Tokat attılar.
Açık oy kullandılar ama hiç birisi sorun değil.
Oy verdiğiniz anı bir düşünün , perdenin arkasına iki kişi girseniz orada kontrol için bekleyen o insanlar sayar mıydı sizin oyunuzu ?
Hayır .
Ama mecliste sayılıyor.
Bu derece hukuksuz , bu derece saygısız, bunca insanlık dışı bir sistemi bizim tatlı mı tatlı , temiz mi temiz kalpli insanlarımız ( Hani şu bizim halkımız doğruyu bilir deyip hakkından fazla güvenen kesim var ya sana da merhaba) nasıl EVET diyor peki?
Menderes'den beri itina ile düzenli ve aşamalı olarak ( efendilerinin dediği gibi step by step ) cahilleştirildi toplumumuz. Hala devam ediyor, hala balıkları ağaca çıkma yeteneklerine göre değerlendiriyoruz, hala nice Dali'leri 4 bilinmeyenli denklem çözemedikleri için eziyor, sindiriyor ve itina ile yok ediyoruz. İlk okul sınıflarında ( ilim öğretilmesi gereken yerlerde ) Hadisler asılı.
Din bir afyon olarak kullanılıp insanların zihinleri uyuşturuluyor.
( Dini bir olmak başka bir şey , görüşünü bulandırmak başka birşey ,lütfen karıştırıp gereksiz agresyon yaşamayalım. ) Sonuç olarak bu halk buna Evet diyor , diyecek .
Çünkü neden demesin ...
Yasama-Yürütme-Yargı ne biliyor mu bu insanlar?
Diyorsunuz ki ; Ya birleştiriyorlar güçler birliği sağlıyorlar nasıl evet dersin.
diyor ki ; e iyi işte bir olsun zaten güçler iyi olur , böyle her kafadan başka ses çıkıyor, diyebiliyor.
İstediğiniz kadar inkar edin halk bu baştaki arkadaşa GÜVENİYOR!
Çünkü ;
1 minute dedi
çünkü çalıyor ama adam dürüst (?) saklamıyor ki ( :o) ayrıca hangisi çalmıyor ki ?
hem yol yapıyor.. tüneller , metrolar , köprüler ,, kuşlar falan
E ülkeyi satıyor? - Ticaret kafası var adamın ekonomiyi güçlendiriyor diye mi kızacaksınız adama diyor.
Diyor , e bunu diyor.
E ben çıldırıyorum evet . Bende en az hala CHP'li olabilen teyzeler kadar (böyle tövbe estafurullah bişey ) sinir krizi geçiriyorum. Ama ne yapacaksınız , nasıl anlatacaksınız ?
Ülkesi , devleti ve veya bu toprakların nasıl kazanıldığı , kabul edelim ki artık çoğunluğun umurunda değildir. İnsanlara "Benim memurum işini bilir" devri ile birlikte kendinden gerisini düşünmemesi empoze edildi , edilemeyenlere ise geçim şartları imkansızlaştırılarak , dayatıldı. Düşünebilmesine rağmen etkisiz bırakıldılar, eve ekmek götürmek tüm beyin hücrelerini o işe yoğunlaştırmasını gerektirecek kadar zorlaştırıldı zira.. Adım adım hissizleştirildik , bencilleştirildik. Bu hale gelmiş bir toplumdan kalkmış ülke bekası için gerekli doğru kararı vermesini bekleyebilecek kadar hayalperest insanlar ile çevrilmiş durumdayım ve şaşkınlıkla izliyorum tutumlarını artık. Fantastik kaçış edebiyatının sıkı takipçisi olmak konusunda beni solladıklarını itiraf etmem gerekir.
Ama her şeyi bir kenara bırakırsak,
anlamadıklarım arasında en çok beynimi yakan kısım KADINLAR!
Nasıl bir hayat vaat edildiğini çok merak ediyorum.
Çok para kazanan kocalarının yanına rahat bir hayat süreceklerini düşündükleri için mi bu kadar rahat kalabiliyorlar.
Çalışmak ve kendi hayatını idame ettirebilmek , tek başına var olabilmek çok mu zor geliyor da
ikincileştirilmeyi böylesine içten kucaklaya biliyorlar.
Kendi küçük dünyalarında var olmanın güveni mi cezbediyor?
Birde oldukça aktif olanlar var bunların arasında , hani Milletvekili , iş kadını falan gibi
onlar bir süre sonra bu işlevlerini devam ettiremeyeceklerinin hiç mi farkında değiller.
Sırf hamile diye sokağa çıkamamak , köpek gibi ( çok afedersiniz genel tabir diye kullanıyorum , yoksa köpeklere bir garezim yok ) kocaları gezdirmeye vakit bulduğunda dilleri dışarıda takip etmek, bu gibi durumlar hiç mi rahatsız etmiyor bu kadınları ?
Ama kim bilir belkide zaten böyle olsun istiyorlar. Kendi beceriksizlikleri ve öz benlik problemleri, sağlıklı bireylere de bunun dayatılmasını hak gösteriyordur belki.
Çünkü bu şekilde güdümlü bir hayat yaşamayı istemek , kendi kendine bir şeyi becerememek demektir , öz güven eksikliğidir, psikolojide öz benlik problemi diye geçer açın inceleyin, hastalıktır bu.
Gün geçmiyor ki bir kadın daha tecavüze uğramasın yada öldürülmesin. Peki bu kadınlar hem cinsleri için ne yorum yapıyor dersiniz?
-Kaşınmıştır Orospu, diyorlar belki de
-Etekli ne olacak işte , diyorlar yada
- O saatte ne işi varmış dışarıda diyende var.
Biz niye tecavüz etmiyoruz peki o zaman erkeklere ?
Üstsüz gezmek ( özellikle yazlık yerlerde) bir ata sporu oluyor yer yer ( e nefis bu çekiyor)
geç saatte dışarıda bol miktarda buluna bilirler üstelik..
Neden?
Neden erkekler kendilerini bu kadar namus bekçisi yapmış durumdalar ve neden kadınlar kendi kendilerini bilemezmiş gibi başka bir insanın onların namuslarının bekçiliğini yapmasına bu kadar boyun eğiyorlar anlamıyorum.
Benim şahsi görüşüm , erkeklerin çoğunluğunda bir namus kavramı bulunmadığından ( yada namusu saf cinsellik olarak algıladıklarından ) kadınlarınkine sarmış durumdalar.
Ama lütfen!
Lütfen kadınlar
Artık bir silkinip kendinize geliniz.
Sizin hatalarınızın cezasını ben çekmek zorunda değilim.
Sizin hayat ile başa çıkamayışınız benim problemim değil.
Dayak yemek istemiyorum.
Tecavüze uğramak istemiyorum.
İhbar korkusu ile tecavüz edildikten sonra öldürülmek istemiyorum.
Bir erkek olmadan yürüyebilirim sizin aksinize , ve izninizle bu yeteneğimi kullanabilmek istiyorum.
Mecliste kadın vekillerin dayak yemesini istemiyorum.
İkinci olmak istemiyorum.
Ben bir kadınım
Kadın dediğiniz şey bir İnsan "Sapiens" cinsidir.
Yani ben bir insanım EN AZ bir erkek kadar,
Ve yüksek müsadenizle öyle kalmak istiyorum.
Başkanlığın getireceği şey , güçler birliğidir.
Güçler birliği ileride hilafeti getirecektir.
Hilafet kadını bir çeşit ev hayvanına çevirecektir.( daha faydalı ama ; temizlik yemek ütü falan yapabiliyor bu cinsler)
not:
http://turkiye.net/dosyalar/akp/seksen-yillik-birikim-10-yilda-satildi/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
